Bu proje Türkiye Psikiyatri Derneği tarafından kariyerlerinin her aşamasında zorluk yaşayan veya desteğe ihtiyaç duyan psikiyatristlere yönelik planlanan bir ruh sağlığı hizmetidir.
Bu hizmet hafta içi mesai saatleri içinde verilmektedir.
Desteğe ihtiyaç duyuyorsanız bağlantı linkine tıklayarak üye girişi yaptıktan sonra açılacak sekmede gerekli bilgileri doldurarak göndereceğiniz e-posta ile bize ulaşabilirsiniz. En kısa sürede tarafınıza ulaşılacaktır.
E-posta gönderdiğinizde ne olacak? En kısa sürede projeyi yürüten ekipte yer alan, TPD temsilcisi bir üyemiz tarafından aranacağınıza dair bir e-posta alacaksınız. Sonrasında ise 24 saat içinde e-postanın ulaştığı proje ekibi üyelerinden biri tarafından aranacaksınız. İhtiyacınız doğrultusunda ilişkili olduğunuz TPD Şube temsilcisi ile iletişime geçilerek etrafınızda bu proje için gönüllü olan ve sizin için en uygun olan psikiyatriste yönlendirileceksiniz.
E-posta göndermek için TPD üyesi olmanız gerekiyor mu? Halka açık olan internet sitesinde psikiyatristler dışındaki bireylerin başvuruda bulunmasının önlenmesi amacıyla düzenleme yapılmıştır. E-posta gönderim ekranının açılabilmesi için TPD üyesi olmanız ve üye girişi yapmanız gerekmektedir.
E-posta gönderirken hangi bilgileri doldurmanız gerekiyor? İhtiyacınıza yönelik uygun desteğin organize edilmesi için, adınız, soyadınız, yaşınız, cinsiyetiniz, çalıştığınız pozisyon, görev yeriniz, yaşadığınız şehir, talebiniz ile ilgili kısa bir bilgi, ruhsal destek almak istediğiniz yerin niteliğini paylaşmanız beklenmektedir.
Bulunduğunuz şehir dışında başka bir şehirdeki psikiyatristten ruhsal destek alınabilir mi? E-posta göndermek için doldurduğunuz formda “ruhsal destek talep ettiğiniz şube” seçeneği yer almaktadır. Talebiniz doğrultusunda farklı bir şehirdeki TPD şube temsilcisi ile görüşebilirsiniz ve bölgenizde görev yapmayan bir psikiyatrist ile randevu organize edilebilmesini talep edebilirsiniz.
Psikiyatri uzmanlık öğrencileri de bu hizmetten faydalanabilir mi? Evet. Bu proje kariyerlerinin her aşamasında zorluk yaşayan veya desteğe ihtiyaç duyan psikiyatristlere yönelik ruh sağlığı hizmeti vermek için planlanmıştır.
Mahremiyetiniz korunacak mı? Bu proje kapsamında ruhsal yardım başvurusunda bulunacak kişi için uygun ruhsal yardıma erişimi konusunda yönlendirme yaparken, mahremiyetin korunmasına azami özen gösterilecektir. Kişisel güvenliğinizi tehdit eden bir durum beyan ederseniz, bunu uygun kuruluşa bildirmek konusunda yükümlü olduğumuzu bilmenizi isteriz.
Meslektaşları tarafından ruhsal destek gereksinimi olduğu düşünülen ve destek almak için başvurmayan meslektaşlarımız bu sistem aracılığı ile yardım alabilecekler mi? Bu proje, destek gereksinimi ile başvuran meslektaşlarımız düşünülerek modellenmiştir. Sistem üzerinden e-posta yolu ile destek gereksinimi olduğu düşünülen meslektaşlarımızla ilgili bilgi alındığında, şube temsilcisi ile temasa geçilerek olgu özelinde bir planlama yapılması mümkün olacaktır.
TPD Psikiyatristlerin Ruh Sağlığını Destekleme Projesi ne kadar süre devam edecektir? Bu projenin TPD tarafından uzun süre sürdürülmesi amaçlanmaktadır. Düzenli aralıklarla yapılacak geri bildirim toplantıları ve raporlamalar ile sistemin geliştirilerek devam etmesi planlanmaktadır. Bu toplantılar ve raporlamalar sırasında kişilerin mahremiyetinin korunması ile ilgili azami özen gösterilecektir.
Anksiyete bozukluğu; sürekli ve yoğun endişe, korku ya da kaygı duygularının eşlik ettiği, kişinin günlük yaşamını, işlevselliğini ve sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyebilen bir ruh sağlığı sorunudur.
Fiziksel belirtiler: Çarpıntı, nefes darlığı hissi, terleme, titreme, baş dönmesi, kas gerginliği, mide bulantısı, uyku sorunları.
Duygusal ve davranışsal belirtiler: Sürekli endişe, huzursuzluk, panik duygusu, kötü bir şey olacakmış hissi, konsantrasyon güçlüğü, sinirlilik ve kaçınma davranışları.
Anksiyete bozuklukları biyolojik yatkınlıkla ilişkili olabilir. Bunun yanında travmatik yaşantılar, sürekli stres, kronik hastalıklar, aşırı nikotin ve kafein kullanımı, alkol/madde kötüye kullanımı, mükemmeliyetçilik, belirsizliğe tahammülsüzlük ve diğer ruhsal bozukluklar riski artırabilir.
Tedavi; belirtilerin şiddetine ve kişinin durumuna göre değişir. SSRI ve SNRI grubu ilaçlar sıklıkla kullanılır. Psikoterapi, özellikle bilişsel davranışçı terapi, destekleyici yaklaşımlar, farkındalık temelli yöntemler ve yaşam tarzı değişiklikleri yarar sağlar. Düzenli uyku, fiziksel aktivite, sağlıklı beslenme ve gevşeme egzersizleri destekleyicidir.
Anksiyete düzeyinizi değerlendirmek için kendinize Yaygın Anksiyete Bozukluğu Ölçeği’ni (GAD-7) ve Depresyon, Anksiyete ve Stres Ölçeği-21’i (DASS-21) uygulayabilirsiniz.
Depresyon, en az iki hafta boyunca neredeyse her gün süren çökkünlük, üzüntü, boşluk, sıkıntı ya da öfke duyguları ile giden bir duygudurum bozukluğudur.
Kişi eskiden keyif aldığı şeylerden zevk alamayabilir, kendini yorgun hissedebilir, karamsarlık yaşayabilir, suçluluk ve değersizlik düşünceleri geliştirebilir. Uykuda ve iştahta artış ya da azalma, bedensel yakınmalar, sinirlilik, huzursuzluk, karar vermede güçlük ve intihar düşünceleri görülebilir.
Depresyon toplumda sık görülen, tüm yaş gruplarında ortaya çıkabilen bir hastalıktır. Kadınlarda ve genç-orta yaş erişkinlerde daha sık görülebilir.
Depresyon tek bir nedene bağlı değildir. Genetik yatkınlık, biyolojik etmenler, alkol/madde kullanımı, bazı ilaçlar, travmatik deneyimler, zorlu yaşam olayları, ekonomik güçlükler ve stresle baş etme becerilerindeki yetersizlik rol oynayabilir.
Tedavi edilmeyen depresyon bazı kişilerde aylar içinde düzelebilse de kronikleşebilir ve yineleyebilir. Orta ve ağır şiddette olduğunda erken dönemde tedavi edilmesi gerekir; aksi halde işlev kaybı ve intihar riski artabilir.
Depresyon tedavi edilebilir bir hastalıktır. Tedavi; ilaç, psikoterapi veya bunların kombinasyonunu içerebilir. SSRI ve SNRI grubu ilaçlar sık kullanılan tedavilerdendir. Tedavi planı mutlaka psikiyatri uzmanı tarafından belirlenmelidir.
Depresyon düzeyinizi değerlendirmek için kendinize Hasta Sağlık Anketi-9’u (PHQ-9) ve Depresyon, Anksiyete ve Stres Ölçeği-21’i (DASS-21) uygulayabilirsiniz.
İntihar, kişinin istemli olarak yaşamına son vermesidir. İntihar düşüncesi, girişimi ya da ölümle sonuçlanan tamamlanmış intihar biçiminde görülebilir. Pasif ölüm düşünceleri de bu sürecin parçası olabilir.
İntihar davranışlarının bir bölümü psikiyatrik hastalıklarla ilişkilidir; bir bölümü ise kriz durumlarında yardım çağrısı niteliğinde olabilir. Tamamlanmış intiharların büyük kısmı depresyon, bipolar bozukluk, şizofreni ve alkol/madde kullanım bozuklukları gibi hastalıklarla ilişkilidir.
Bu düşünceler güvendiğiniz bir yakınla paylaşılmalı, kişi yalnız bırakılmamalı ve en kısa sürede bir psikiyatri uzmanına başvurulmalıdır. Kendi kendine tedavi etmeye çalışmak doğru değildir.
Konuyu açıkça konuşmalı ve intihar düşüncesi olup olmadığını sormalısınız. Böyle bir soru düşünceyi “akla sokmaz”; aksine yardım etme fırsatı yaratır. Kişiyi profesyonel yardım almaya yönlendirmek, gerekirse yakınlarına ve uygun destek kişilerine haber vermek gerekir.
İntihar düşünce ve davranışları bir hastalık ya da kriz belirtisidir. Altta yatan kriz ya da psikiyatrik hastalık tedavi edilir. Risk yüksekse sosyal destek artırılmalı, kişi yalnız bırakılmamalı ve gerekirse hastaneye yatırılmalıdır.
Ruhsal iyi oluş, yalnızca kişide ruhsal hastalık veya bozukluk yokluğu değildir. Bireyin kendine güvenini, stresle başa çıkma yeteneğini, duygusal dayanıklılığını, mutluluğunu, kişisel gelişimini ve sosyal ilişkilerdeki tatmin düzeyini kapsar. Gönenç ise kişinin yaşamdan aldığı haz, içsel huzuru ve genel ruhsal iyi oluşunu ifade eder.
Duygusal denge, özdeğer, güven duygusu, sosyal bağlantı kurabilme, stres yönetimi ve kendini geliştirme becerileri ruhsal iyi oluşun temel bileşenleri arasındadır. İyimserlik, psikolojik dayanıklılık, bilişsel esneklik ve alternatif bakış açılarına açıklık da bu süreci destekler.
Sinirlilik, yorgunluk, bedensel yakınmalar, uyku sorunları, stres artışı, ailevi sorunlar, kişiler arası çatışmalar, iş ve özel hayat dengesinde bozulmalar görülebilir. Belirtiler yoğunlaşıp süreğenleştiğinde tükenmişlik, depresyon ve kaygı bozuklukları ortaya çıkabilir.
Aşırı iş yükü, uzun çalışma saatleri, yüksek stres düzeyi, sosyal destek eksikliği, duygusal yük, uygun destek hizmetlerinin olmaması, sağlıkta şiddet, empati yorgunluğu, mükemmeliyetçilik eğilimi ve yardım arama konusundaki kaygılar ruhsal iyi oluş halini olumsuz etkileyebilir.
Üzüntü, kaygı, öfke veya boşluk hissi sürekli hale gelirse; günlük yaşam, iş, okul, sosyal yaşam veya aile ilişkileri belirgin şekilde etkilenirse; alkol, sigara veya madde kullanımında artış olursa psikiyatri uzmanına başvurulmalıdır.
Gözlemler empatik bir dille paylaşılmalı, kişi yargılanmadan dinlenmeli ve profesyonel destek alması nazikçe önerilmelidir. İntihar düşüncesi veya planı varsa bu durum sır olarak saklanmamalı, uygun kişilerle paylaşılmalı ve güvenli destek süreci başlatılmalıdır.
Depresyon, anksiyete ve stres düzeylerinizi değerlendirmek için kendinize Depresyon, Anksiyete ve Stres Ölçeği-21’i (DASS-21) uygulayabilirsiniz.
Tükenmişlik, iş yerindeki psikososyal zorlanmaya karşı uzun sürede ortaya çıkan, psikolojik ve fiziksel bileşenleri olan bir sendromdur. Duygusal tükenme, duyarsızlaşma ve düşük kişisel başarı olmak üzere üç boyutta ele alınır.
Fiziksel belirtiler: Kronik yorgunluk, enerji kaybı, uyku bozuklukları, nefes darlığı, baş ağrısı, bulantı ve kas ağrıları.
Psikolojik belirtiler: Motivasyon eksikliği, değersizlik hissi, çabuk sinirlenme, çaresizlik, endişe, dikkat ve konsantrasyon sorunları, apati ve eleştiriye aşırı duyarlılık.
Davranışsal belirtiler: Ani tepkisellik, işe ilgide azalma, sabırsızlık, çevre ile ilişkilerde bozulma ve işe geç gelme.
Ağır iş yükü, işte alınan riskin yüksek olması, aidiyet hissinin düşük olması, iş arkadaşları ve yöneticilerle ilişkilerde sorunlar, katı hiyerarşik düzen, mobbing ve emeğin maddi-manevi karşılığının alınamaması tükenmişliği artırabilir.
Hekimlerde tükenmişlik; ruhsal ve bedensel sağlığı olumsuz etkileyebilir, tıbbi hataların artmasına, hastalara daha geç tanı konulmasına ve hasta bakım kalitesinin düşmesine neden olabilir. Asistan hekimlerde uzun çalışma saatleri, özerklik eksikliği ve iş-yaşam dengesi kuramama riski artıran etkenler arasındadır.
Bireysel düzeyde: Tükenmişlik belirtileri hakkında farkındalık kazanmak, gerçekçi beklentiler oluşturmak, sosyal ilişkileri artırmak, hobiler edinmek ve gerektiğinde profesyonel destek almak önemlidir.
Görev tanımlarının net yapılması, ağır çalışma koşullarının ve uzun çalışma saatlerinin azaltılması, mobbingin engellenmesi, yöneticilerin çalışanları koruyup kollaması, hizmet içi eğitimlerin yapılması ve etkin iş yeri hekimliği sisteminin oluşturulması tükenmişlik riskini azaltabilir.
Tükenmişlik düzeyinizi değerlendirmek için kendinize Maslach Tükenmişlik Envanteri’ni uygulayabilirsiniz.
Prof. Dr. Aytül KARABEKİROĞLU
Psikoaktif bir maddeye fiziksel ve psikolojik bağlanma sonucunda bireysel, toplumsal ve mesleki yaşamın olumsuz etkilenmesiyle karakterizedir. Yasal, yasa dışı ve bağımlılık potansiyeli olan ilaçları kapsar.
Alkol, esrar, halüsinojenler, uçucu maddeler, opioidler, benzodiazepinler, ketamin, barbitüratlar, amfetaminler, kokain ve tütün başlıca bağımlılık yapıcı maddelerdir.
Çeşitli çalışmalarda hekimlerde alkol kullanım bozukluğunun dikkate değer sıklıkta görüldüğü, bazı maddelere ulaşımı kolay olan sağlık çalışanlarında riskin arttığı bildirilmektedir.
Bağımlılık potansiyeli olan ilaçlara kolay ulaşabilme, yüksek performans beklentisi, kişisel sorunları görmezden gelme, kendi kendini tedavi etme eğilimi, uykusuzluk, gerginlik ve yoğun iş koşulları riski artırır.
Profesyonel ruhsal destek alınmalıdır. Kendi kendine tedavi etmeye çalışmak doğru değildir. Madde bağımlılığı tedavi merkezlerine başvurmak ve yakınlardan destek almak gerekir.
Alkol kullanım alışkanlıklarınızı değerlendirmek ve olası riskleri fark etmek için kendinize KESİ Testi’ni uygulayabilirsiniz.
Teste erişmek için aşağıdaki bağlantıya tıklayabilirsiniz.
Aşağıdaki formları kullanarak kendi değerlendirmenizi yapabilirsiniz. Bu testler tanı koydurucu değildir, bilgi vermek amaçlıdır. Herhangi bir endişeniz varsa lütfen uzman bir psikiyatriste başvurunuz.
(GAD-7) Anksiyete yani kaygı düzeyinizi değerlendirmek için kullanılır.
(PHQ-9) Depresyon düzeyinizi ve şiddetini değerlendirmek için kullanılır.
(DASS-21) Genel ruhsal durumunuzu üç farklı boyutta değerlendirir.
(Maslach) İş hayatına bağlı gelişen tükenmişlik hissini değerlendirir.
(KESİ / CAGE) Alkol kullanım alışkanlıklarınızı ve olası riskleri değerlendirir.