PDA Bilgilendirme Broşürü: Suruç ve Ankara katliamı sonrası olası bazı deneyimler

psikiyatri.org.tr /

                                                             Suruç ve Ankara Katliamları Sonrası Olası Bazı Deneyimler

ve

Psikososyal Dayanışma Ağı (PDA) - İstanbul

 

Suruç’ta 20 Temmuz ve Ankara’da 10 Ekim 2015’te düzenlenen saldırılar, katliamlardan kurtulmuş, olaya tanıklık etmiş, olayda yakınlarını kaybetmiş veya olayla bir şekilde teması olmuş birçok kişiyi etkileyebilecek niteliklere sahiptir.  Suruç Katliamı sonrasında içine girilen ve Ankara Katliamı’nda içinde bulunulan savaş ortamı ve artan güvensizlik, ayrımcılık ve adaletsizlik toplumun birçok kesiminin yaşayabileceği sonuçları daha da zor başa çıkılır hale getirmektedir.

            Bu saldırılar ve sonrasında yaşanan şiddet birçok açıdan topluma ve bireye zarar vermeyi amaçlamakta ve toplumsal yaşamın temel dokusuna, temel güven duygusuna ve toplumu birbirine bağlayan bağlara zarar vermektedir. Bu olayların birçok kişide fiziksel ve ruhsal yaralar açabileceği unutulmamalıdır.

Bu saldırılar ve benzeri durumlardan, insanlar farklı şekillerde etkilenebilirler. Burada yaşanabilecek bazı deneyimler arasında; durumla ve anılarla baş etmekte zorlanma, hayatın olağan akışında işletilebilen ve olumsuz durum ve deneyimlere katlanmamızı sağlayan mekanizmaların işleyememesi, yoğun bir şekilde yaşanan korku, dehşet, çaresizlik, suçluluk, öfke duyguları sayılabilir. Pek çok yönden insana yönelik tehdit içeren bu tür olaylar sonucunda hayatın doğal akışının sürdürülmesini insan için zor hale getiren sorunlar yaşanabilir.

Bu katliamlar sonucunda, toplumsal sorunlar ile etkin bir şekilde birlikte mücadele edilmesi ve sosyal dayanışmanın artması, insanların korku karşısında güçlenmesi için bir olanak oluşturmaktadır. Bu dayanışmanın bir parçası olarak, fiziksel ve psikolojik yaralarımızı sarmanının dayanışmasını da göstermek önemlidir.

***

Suruç’ta ve Ankara’da yaşanan patlamaların insan eliyle gerçekleştirilen olaylar olmaları nedeniyle, bir doğa olayı sonucu gerçekleşen bir felaketten farklı etkilere sahip olabilir. Bu saldırıları  gerçekleştirenlere veya arkasındakilere ulaşabilme olanağı, sorumluların yargılanması/ yargılanmaması, bir insanın bunu nasıl yapabildiğine dair kabullenmenin daha zor olması ve insanlığa dair genel tasarımların zedelenmesi gibi çeşitli etkenler kişinin travmayı yaşayış ve anlamlandırma süreçlerinde belirleyici olabilecektir. Olayın, bir kez ya da tekrar tekrar oluşu, toplumsal olarak yas tutulup-tutulmaması, kişilerde birbirinden farklı psikolojik yaşantılara yol açabilir.

Bireysel ve toplumsal deneyimler açısından güven sarsıcı, onur kırıcı, öfke uyandırıcı, kaygı yaratan, şiddeti ve ayrımcılığı tetikleyici nitelikteki bu yaşantıların toplumsal çerçevede etki alanı oldukça geniştir. Öte yandan birçok kişi bir yandan ağır fiziksel yaralanmalara, düşmanca tavırlara ve ayırımcılığa maruz kalırken ve/veya tanık  olurken; uzuv kaybı, yakın kaybı ve/veya ölüm ve kayıp korkusu da yaşamaktadır. Diğer yandan, bu zeminde oluşan sosyopolitik belirsizlikler de insanlardaki kaygı düzeyini arttırmakta ve kişileri  travmanın olumsuz etkilerine daha açık hale getirmektedir.  Bu durum, sözü edilen şiddetin her biçimine bir şekilde maruz kalanlarda fiziksel ve duygusal örselenmelere neden olmuş olabilir.

Bu saldırı benzeri yaşantıların kişilerin hayatlarını sürdürmesini olağandan daha zor hale getiren bazı etkilerinin, bazen görece daha kısa zaman içinde gündelik destek ve temasla geçebildiği görülebilmekte, bazı durumlarda ise bu etkilerin geçmesinin zaman aldığı bilinmektedir. İnsanlar arasında belli bir güven ve adalet duygusunun sağlandığı, ayrımcılık ve şiddetin her türlü biçiminin insan yaşantısının dışında bırakıldığı bir ortamın yaratılması ise olayın etkilerinin en başa çıkılabilir hale geldiği durum olacaktır.

Tüm bu olası etkilerle başa çıkabilmek için sosyal destek sistemlerinin (eş, dost, akraba, kurum vb.) harekete geçirilmesi, işbirliği, dayanışma ve mücadele yöntemlerinin sağlanması, gerektiğinde ruh sağlığı alanında çalışan kişilerden destek alınması önemli gözükmektedir ve Psikososyal Dayanışma Ağı - İstanbul bu nedenlerle oluşturulmuştur.

 

***

İnsanlar böyle bir olayla karşılaştıklarında bununla baş etmeye çalıştığımızı gösteren birçok deneyim yaşayabilir. Yaşanabilecek duygular, şok, endişe, korku, panik, öfke, çeşitli gerekçelerle utanç veya suçluluk olabilir; çeşitli beden bölgelerinde ağrılar, daralma, terleme, titreme, baş dönmesi ve bulantı gibi çeşitli fiziksel şikayetler yaşanabilir. Kişi, dikkatini toplamakta ve konsantre olmakta zorlanabilir, iştahında ve uyku düzeninde değişimler olabilir. Kişi daha kolay öfkelenir hale gelebilir, çevresindeki kişilere karşı davranışları değişebilir ya da ilişkilerinde sorunlar yaşayabilir. Aynı zamanda, olayın tekrarlayıcı biçimde istemsiz olarak kişinin gözü önüne gelmesi, seslerin kulağında yankılanması; bu görüntü ve sesleri zihinden uzaklaştırmakta zorlanma da mümkündür. Bazen de kişi olayı kendisine hatırlatan görüntü ve seslere karşı aşırı hassas olur; kendini sürekli gergin ve tetikte hissedebilir. Ayrıca olayı hatırlatan yer, şey ve uyaranlardan özellikle uzak durmak ve kaçınmak isteyebilir; bununla ilintili olarak örneğin kalabalık yerlere çıkamamak, toplu taşıma araçlarına binememek, bazı arkadaşları ile görüşmekten kaçınmak, dışarı çıkmak istememek ya da yalnız kalamamak gibi yaşamının doğal seyrini aksatıcı durumlar yaşayabilir.

 Tüm bunlar ve daha fazlası, insanların bu tip olaylardan sonra yaşayabileceği deneyimlerdir. Bunların hiçbirinin yaşanmadığı durumlar da elbette olabilir. Bunları rahatsız edici boyutlarda yaşadığınız durumlarda, dayanışma ağımız gibi dayanışma ve destek çalışmalarından faydalanmak isteyebilirsiniz. Yaşanan olayın etkileriyle gündelik hayat içinde daha kolay baş etmekte ilişkilerden alınan desteğin, insanlarla kurulan dayanışmanın ve yaşama ve değişime dair hayallerin korunmasının etkili olacağı söylenebilir.

 Psikososyal Dayanışma Ağı - İstanbul psikoloji, psikiyatri, sosyal hizmet, tıp ve insan hakları alanında çalışan bazı kurumların bir araya gelmesiyle oluşmuştur ve hem bir dayanışma faaliyeti, hem de psikososyal desteğe ulaşmak isteyenler için bir kanal olarak düşünülmüştür.  

İletişim bilgileri:

Telefon: 0212 249 30 92

E-Posta: [email protected] 

 PSİKOSOSYAL DAYANIŞMA AĞI (PDA) - İSTANBUL