CİNSEL YÖNELİM VE CİNSİYET KİMLİĞİNİN GELİŞİMİNE İLİŞKİN GÜNCEL BİLİMSEL KONUM
1. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 1990 yılında eşcinselliği ruhsal bozukluklar sınıflamasından çıkarmış; 2022 yılında yürürlüğe giren ICD-11 (Uluslararası Hastalık Sınıflandırması, 11. revizyon) ile birlikte cinsel yönelime dayalı tüm tanı kategorilerini sınıflamadan tamamen kaldırmıştır. WHO'nun bu alanda görevlendirdiği Cinsel Bozukluklar ve Cinsel Sağlık Çalışma Grubu'nun kapsamlı literatür taramasında, cinsel yönelimin kendisinin bir bozukluk olmadığı ve bu kategorilerin sürdürülmesinin bilimsel ya da klinik hiçbir yararı bulunmadığı; aksine gecikmiş tanı ve tedaviye yol açarak zarar verebileceği sonucuna varılmıştır. 2. Aynı sınıflama revizyonunda "cinsiyet uyumsuzluğu" (gender incongruence) de ruhsal bozukluklar bölümünden çıkarılarak cinsel sağlıkla ilgili bir başlığa taşınmıştır; bu değişikliğin gerekçesi, söz konusu durumun bir ruh sağlığı bozukluğu olmadığının bilimsel olarak anlaşılmış olmasıdır. 3. Cinsel yönelimin ve cinsiyet kimliğinin oluşumuna ilişkin güncel bilimsel görüş, bu süreçlerin çok bileşenli (genetik, prenatal-hormonal, gelişimsel ve psikolojik) etkenlerin bir sonucu olduğu; bunun bilgi edinme, eğitim, medya içeriği veya sosyal çevreyle temas gibi harici müdahalelerle "aşılanabilecek", "öğretilebilecek" ya da "değiştirilebilecek" bir özellik olmadığı yönündedir. Alanın kapsamlı bir gözden geçirmesi olan Bailey ve arkadaşlarının (2016) Psychological Science in the Public Interest dergisinde yayımlanan çalışması, cinsel yönelimin büyük ölçüde doğum öncesi biyolojik süreçlerle şekillendiğini ve sonradan öğrenme veya telkinle değiştirilebilir bir tercih olmadığını gösteren geniş kanıt tabanını özetlemektedir. 4. Bu konuda artık yerleşik bir bilimsel mutabakat oluşmuştur. Öyle ki, Amerikan Psikoloji Derneği'nin (APA) 2009 tarihli görev gücü raporunda 83 hakemli çalışmanın incelenmesi sonucunda, bir bireyin cinsel yönelimini "değiştirmeyi" hedefleyen "dönüştürme terapileri" nin (conversion therapy) etkili olduğuna dair yeterli kanıt bulunmadığı, buna karşılık zarar verdiğine dair kanıtların mevcut olduğu tespit edilmiştir. Turban ve arkadaşlarının (2020) JAMA Psychiatry'de yayımlanan geniş ölçekli çalışması da, çocuklukta "cinsiyet kimliği dönüştürme" çabasına maruz kalmanın yetişkinlikte ruhsal sıkıntı ve intihar girişimi riskini anlamlı biçimde artırdığını göstermiştir. Dünya Sağlık Örgütü de dönüştürme uygulamalarının tıbbi hiçbir dayanağı olmadığını ve etkisiz olduğunu açıkça ifade etmektedir. 5. Bu çerçevede bir insanın cinsel kimliğinin ve cinsel yöneliminin, kendisine yönelik bir eğitim, telkin, özendirme ve zorlama, zorla tedavi etme ya da gönüllü tedavi olma faaliyeti yollarıyla "etkilenebileceği" ya da “değiştirilebileceği” iddiası, güncel tıp bilimiyle bağdaşmamaktadır. Cinsel yönelimin harici müdahaleyle değiştirilemeyeceği yönündeki bilimsel konum, mantıksal olarak, aynı yönelimin harici bir "propaganda" ya da bilgilendirme yoluyla "empoze edilebileceği" iddiasını da geçersiz kılmaktadır. İki önerme de bilimsel olarak kanıtlanmamış ve reddedilmiş aynı varsayıma, yani cinsel yönelimin dışsal telkine açık bir davranış tercihi olduğu varsayımına dayanmaktadır. 6. Ayrımcılığa uğrama kaygısı taşımaksızın bilgiye erişim ve kimlik gelişimi konusunda desteklenmenin, tersine, ergen ve genç bireylerin ruh sağlığı üzerinde koruyucu etkisi bulunduğu; damgalanma, dışlanma ve aile reddinin ise depresyon, madde kullanımı ve intihar girişimi riskini belirgin biçimde artıran asıl etken olduğu, çok sayıda bilimsel çalışmada gösterilmiştir. Ryan ve arkadaşlarının (Pediatrics, 2009; Journal of Child and Adolescent Psychiatric Nursing, 2010) bu alandaki klasikleşmiş çalışmaları, ergenlik döneminde kabul ve destek gören LGBT bireylerin yetişkinlikte anlamlı ölçüde daha iyi ruh sağlığı göstergelerine sahip olduğunu; buna karşılık reddedilme ve dışlanmanın intihar girişimi riskini kat kat artırdığını ortaya koymuştur. Bu bakımdan, çocuk ve gençlere yönelik ayrımcılık karşıtı ve eşitlik temelli bilgilendirme faaliyetleri, klinik literatürde risk unsuru değil, koruyucu bir müdahale olarak değerlendirilmektedir.
KAYNAKÇA
A. Cinsel yönelimin ve cinsiyet kimliğinin bilimsel temeli Bailey, J.M., Vasey, P.L., Diamond, L.M., Breedlove, S.M., Vilain, E., & Epprecht, M. (2016). Sexual orientation, controversy, and science. Psychological Science in the Public Interest, 17(2), 45-101. World Health Organization, ICD-11 for Mortality and Morbidity Statistics (2022 uyarlaması) — cinsel yönelime ve cinsiyet uyumsuzluğuna ilişkin tanı kategorilerinin ruhsal bozukluklar bölümünden çıkarılması. Cochran, S.D., Drescher, J., Kismödi, E., Giami, A., García-Moreno, C., Atalla, E., Marais, A., Vieira, E.M., & Reed, G.M. (2014). Proposed declassification of disease categories related to sexual orientation in the International Statistical Classification of Diseases and Related Health Problems (ICD-11). Bulletin of the World Health Organization, 92, 672-679. B. Dönüştürme ("conversion"/"reparative") uygulamalarının bilimsel geçersizliği ve zararı American Psychological Association (2009). Report of the Task Force on Appropriate Therapeutic Responses to Sexual Orientation. Washington, DC: APA. Turban, J.L., Beckwith, N., Reisner, S.L., & Keuroghlian, A.S. (2020). Association between recalled exposure to gender identity conversion efforts and psychological distress and suicide attempts among transgender adults. JAMA Psychiatry, 77(1), 68-76. American Psychological Association, Council of Representatives (2021). Resolution on Sexual Orientation Change Efforts ve Resolution on Gender Identity Change Efforts. World Psychiatric Association, dönüştürme (conversion/reparative) uygulamalarına karşı pozisyon bildirgeleri. Türkiye Psikiyatri Derneği, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği konularında bilimsel görüş ve pozisyon metinleri. C. Aile/toplumsal kabul ve dışlanmanın ruh sağlığı üzerindeki etkisi Ryan, C., Huebner, D., Diaz, R.M., & Sanchez, J. (2009). Family rejection as a predictor of negative health outcomes in White and Latino lesbian, gay, and bisexual young adults. Pediatrics, 123(1), 346-352. Ryan, C., Russell, S.T., Huebner, D., Diaz, R., & Sanchez, J. (2010). Family acceptance in adolescence and the health of LGBT young adults. Journal of Child and Adolescent Psychiatric Nursing, 23(4), 205-213. D. Toplumsal cinsiyet/kapsamlı cinsellik eğitiminin çocuk ve genç gelişimine etkisi UNESCO (2018, gözden geçirilmiş baskı 2023). International Technical Guidance on Sexuality Education: An Evidence-Informed Approach. Paris: UNESCO. UNFPA (2015). The Evaluation of Comprehensive Sexuality Education Programmes: A Focus on the Gender and Empowerment Outcomes. New York: UNFPA. Fonner, V.A., Armstrong, K.S., Kennedy, C.E., O'Reilly, K.R., & Sweat, M.D. (2014). School based sex education and HIV prevention in low- and middle-income countries: a systematic review and meta-analysis. PLOS ONE Mr 4;9(3) (UNESCO 2016 küresel derlemesinde de değerlendirilmiştir). E. Hukuki çerçeve Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme (1989), madde 2 (ayrımcılık yasağı), madde 13 (ifade ve bilgi edinme özgürlüğü). T. C. Anayasası, madde 10 (Kanun önünde eşitlik), madde 17 (Kişi dokunulmazlığı, madde ve manevi varlığın korunup geliştirilmesi), madde 26( Düşünceyi açıklama ve yayma hürrriyeti), 27(Bilim ve sanat hürriyeti), madde 33(Dernek kurma hürriyeti), madde 56 (Herkesin sağlık hizmetlerine ulaşma hakkı) 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu, madde 56( Dernek kurma hürriyeti), madde 89 ve 90 (Tüzüğe uygun meşru faaliyetlerde bulunma hakkı ve kanuni hakim güvencesi). 5253 Sayılı Dernekler Kanunu, madde 2(Dernek kurma hürriyeti)