DÜNYA BİPOLAR GÜNÜ ORTAK AÇIKLAMAMIZ

psikiyatri.org.tr /


UMUT, DAYANIKLILIK VE DAYANIŞMA


Umut, günlük yaşamımızda neleri yapıp yapamayacağımıza ve bir durum karşısında nasıl tepki vereceğimize karar verirken önemli rol oynar. Umutlu olduğumuzda ileriye doğru adım atmak konusunda daha istekli ve güçlü, zorluklar karşısında daha dayanıklı olabiliriz.

Son yıllarda tüm dünyayı etkisi altına alan salgın ve yaklaşık iki aydır her nefesimizde hissettiğimiz deprem, umutlu olmayı zorlaştıran acılar ve belirsizlikler yaşattı. Bu zor günlerin üstesinden gelebilmek ve dayanıklı olabilmek için dayanışma ile umudumuzu koruduk, canlı tuttuk. Yaşadığımız afete rağmen doğrulabilme çabası işte bu dayanışma ve umut ile mümkün oldu.

Toplumsal travmalar (salgın, deprem vb.) karşısında ruhsal hastalıklar nedeniyle tedavi gören kişiler zaman zaman diğerlerinden daha fazla zorluk yaşayabilirler. Bipolar Bozukluk nedeniyle tedavi gören kişilerin de bu zorluklar karşısında belirtilerinin yinelenmesi ya da kötüleşmesi mümkün.

Bipolar Bozukluk, tekrarlayan taşkınlık (mani) ve çökkünlük (depresyon) dönemleri ile seyreder. Bu dönemler dışında birçok kişi olağan yaşamına ve ruh haline dönebilir. Olağan yaşama dönebilmeyi kolaylaştıran unsurlardan belki de en önemlisi strese karşı dayanıklı olmaktır. Zor dönemlerin üstesinden dayanıklılık ile gelebiliriz.

Bipolar bozuklukla ilgili damgalama ve dışlama; kişilerin tedaviye başvurmasında, tanıyı kabul edip kendi tedavisinde aktif bir rol almasında önemli bir engel olarak karşımıza çıkmaktadır. Bipolar bozukluk diğer hastalıklar gibi tedavi edilebilir. İyileşme sürecinde ciddi bir engel olarak karşımızda damgalama ve ayrımcılık durmaktadır. Bipolar bozukluk tanısını kabul ederek tıbbi tedavi ve psikososyal destek yöntemlerine erişmek; kişinin atabileceği ilk ve önemli adımlardan biridir. Bu adımı atmak umudu korumak ve canlandırmaktır.

Tüm dünyada ve Türkiye'de 30 Mart, Bipolar Bozukluk ile ilgili farkındalık, dayanışma ve damgalamaya karşı mücadele günü olarak kabul edilir. Bu 30 Mart'ta da her birimizin tedavi ekibinin önemli ve değerli bir üyesi olduğumuzu bilerek (tanı koyan ve tanı alan ayrımına gerek durmaksızın) hep birlikte bipolar bozukluk hakkındaki önyargılara ve önyargılardan kaynaklanan ayrımcı tutumlara işaret ediyoruz. Bu ayrımcı tutumlar nedeniyle gelecek umudunun yitirilmemesi ve tedavi etkinliğinin farkındalığının sağlanması ancak doğru bilgilerin yaygınlaşması ile mümkün. Doğru bilgilerin yaygınlaşmasında en önemli rolü bipolar bozukluk deneyimini yaşayan kişiler alıyor ve bu kişilerin toplumsal yaşamda görünür olabilmesi sayesinde umut canlanıyor.

Tedavi süreci; yaşama katılımı, umudu ve dayanıklılığı sağlar. Bu sürece özellikle de toplum temelli tedaviye vurgu yapmak iyileşmeye inanan ve bunun için mücadele eden bizler için çok değerli.

Damgalama ve ayrımcılıktan uzak bir yaşam için Bipolar Yaşam Derneği, Lityum Derneği, Bipolar Bozukluklar Derneği, Şizofreni Dernekleri Federasyonu ve Türkiye Psikiyatri Derneği olarak;

Dünya Bipolar Gününde toplumu dayanışma içinde umudu çoğaltmaya çağırıyoruz!