Psikiyatride Bilirkişilik ve Gözlem Altına Alınma ile İlgili Kamuoyuna Açıklama

Psikiyatride Bilirkişilik ve Gözlem Altına Alınma ile İlgili Kamuoyuna Açıklama

Son günlerde gerek yazılı ya da görsel medyada gerekse sosyal medyada bir kişinin yargı kararı gereğince ruhsal hastalığının olup olmadığı konusunda rapor istenmesi ve gözlem altına alınmasının gerekip gerekmediği ile ilgili haberler yer aldığından kamuoyunu bilgilendirme ihtiyacı doğmuştur.

Öncelikle belirtmek isteriz ki bir çocuğun ölümünden ve ölüm nedeni hakkında şüphelerin halen aydınlanamamasından dolayı derin üzüntü duymaktayız. Anne ve babanın adalet arayışını saygıyla karşılıyor, acılarını paylaşıyoruz. Böyle bir durumda anne ve babanın şüphelerinin giderilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Söz konusu şüphelerin aydınlatılması psikiyatrinin konusu değildir, somut delillerle incelemeleri yapacak olan yargı organlarının görevidir. 

Bununla birlikte, süreç içerisinde adalet arayışındaki acılı anne-baba ve kamuoyu ile ilgili haberlerin ele alınışında psikiyatri alanına yönelik eleştiriler geldiğinden açıklama yapmak gereği duyulmuştur.

Yargılama sürecinde incelenen olayın, maddi yönünün açıklığa kavuşturulabilmesi, nesnel özelliklerin ortaya konabilmesi amacıyla hakimin “özel ve teknik bilgiyi gerektiren durumlarda”bilirkişiye başvurması yasalarla belirlenmiştir (CMK 63. Madde ve HMK 275. Madde).

Bilirkişinin tayin edilmesi ve bilirkişi ehliyetinin değerlendirilmesi hakime aittir. Bilirkişi olabilmek için yargı organı tarafından görevlendirilmiş olmak şarttır. Kişi veya kurum ancak yargılama makamı tarafından görevlendirildiğinde bilirkişi sıfatı kazanır. Bilirkişi, maddi olaya açıklık getirmek, yargılama sürecinde olayın açıklıkla görülmesini kanunen sağlamakla görevlidir. Bilirkişi görevini yasalar gereği dürüstlük kuralları çerçevesinde bağımsız, tarafsız ve objektif olarak yerine getirir.

Ceza yargılamasında gözlem altına alarak psikiyatrik değerlendirme yapılması özel bir madde olarak düzenlenmiştir. Gözlem altına almanın gerekip gerekmediği konusu başlı başına bir bilirkişi incelemesidir. Ceza Muhakemeleri Kanunu (CMK) 74/1. Maddesi uyarınca “Fiili işlediği yolunda kuvvetli şüpheler bulunan şüpheli veya sanığın akıl hastası olup olmadığını, akıl hastası ise ne zamandan beri hasta olduğunu ve bunun, kişinin davranışları üzerindeki etkilerini saptamak için”uzman hekimden tıbbi rapor istenir.   

CMK 74. Maddesi gereği kişinin gözlem altına alınması için suç işlediğine ilişkin kuvvetli şüpheler bulunması ve iddia edilen bu suçun işlenmesinde ruhsal hastalığın etkili olabileceğinin yargı makamlarınca göz önünde bulundurulması gerekir. Yargı organları tarafından gönderilen kişiler öncelikle ayaktan psikiyatrik değerlendirmeye alınırlar. Ayaktan değerlendirme ile yeterince tıbbi kanaat oluşturulmadığında ise yatırılarak gözlem gerektiğine dair tıbbi kanaat oluşabilir. Uzman hekim tarafından kişinin yatırılarak gözlemine gerek olduğuna  dair tıbbi kanaat oluşması halinde Cumhuriyet savcısının ve müdafiin dinlenmesinden sonra resmî bir sağlık kurumunda gözlem altına alınmasına, soruşturma evresinde sulh ceza hâkimi, kovuşturma evresinde mahkeme tarafından karar verilebilir. Kişi özgürlüğünü sınırlayıcı bir işlem olan gözlem süresinin 3 hafta olması kural değildir ancak bu süreyi geçemez, gerektiğinde bu süre sadece mahkeme kararı ile uzatılabilir.

Yargılama sürecinde bir kişinin gözlem altına alınmasına itiraz etme hakkı her zaman mevcuttur (CMK 74/4). Bilirkişi incelemesi sonucunda yapılan değerlendirmede belirsiz, eksik noktalar olduğunda, inceleme konusu olaya ilişkin yeterli kanaat oluşmaması durumunda yargılama makamı tarafından yeniden aynı bilirkişiden ya da yeni bilirkişi atanarak inceleme konusu olaya açıklık getirilmesi istenebilir.

Kişinin gözlem altına alınıp değerlendirilmesi, o kişinin hasta olduğu anlamına  gelmez. Ancak ayaktan muayene ile karar verilemeyen durumlarda kişinin ruhsal hastalığının olup olmadığının belirlenmesi için bazen gerekebilmektedir. Bu süreçte bilirkişi olarak psikiyatristin tıbbi etik kurallar içerisinde varolan bilgisini tüm becerisiyle ortaya koyması ve doğru verileri toplayıp bunları objektif olarak değerlendirmesi gerekmektedir. Buradaki amaç, kişinin ruhsal durumu ile ilgili gerçeğin ortaya çıkarılmasına yardımcı olmaktır. 

Saygılarımızla,

Türkiye Psikiyatri Derneği

Merkez Yönetim Kurulu