8 Mart 2017’de Kadınlar Birlikte Güçlü!

8 Mart 2017’de Kadınlar Birlikte Güçlü!

Türkiye Psikiyatri Derneği Kadın Ruh Sağlığı Bilimsel Çalışma Birimi olarak, kadın ruh sağlığını etkileyen sosyal etkenlerin başında cinsiyete dayalı şiddet ve yoksulluğun geldiğini her fırsatta dile getirdik. Kadın bedeninin erkeğin mülkü olarak görülüp nesneleştirilmesine, nüfus politikalarına alet edilmesine karşı çıktık. Savaşlarda göçe zorlanan kadınların; yakınlarını kaybetmelerinin yanı sıra yoksulluk, açlık, enfeksiyon hastalıkları, düzenli sağlık hizmeti alamama, dil sorunu, kültüre yabancı olma, cinsel ve fiziksel saldırılar, erken yaşta evlendirilme, para karşılığı satılma, istenmeyen gebelik gibi ciddi sorunlar yaşadığını her durumda dillendirdik. Cinsiyet eşitsizliğinin savaş koşullarında artarak sürdüğünü biliyorduk, bu nedenle barış olmadan sağlıklı olunamayacağını tüm yıl boyunca söyledik.

Birleşmiş Milletler, bu yılki 8 Mart Dünya Kadınlar Günü temasını “Değişen İş Yaşamında Kadınlar: 2030’da %50-50 Bir Gezegen” olarak belirlemiştir. 2030’da cinsiyet eşitliğinin gerçekleştiği bir gezegen için, çalışma yaşamında etkin olan bütün kesimler bugünden sorumluluk almaya çağrılmaktadır.

Birleşmiş Milletler Kadın Birimi tarafından yayınlanan mesajda; bütün dünyada çok fazla sayıda kadın ve kız çocuğunun, ev içi sorumluluklara erkeklerin harcadığı zamanın iki katından daha fazla zaman ayırdıkları; küçük kardeşlerine, yaşlı ve hasta aile üyelerine baktıkları; ev işlerini yönettikleri; bu eşit olmayan, cinsiyetçi iş bölümünün, kadınların ve kız çocukların öğrenimi, ücretli emeği, sporu ya da toplumsal liderlik konumu pahasına sürdüğü ifade edilmektedir. Kız çocuklarının ve kadınların toplumsal ve ev içi sorumlulukları birlikte ele alındığındaysa, erkeklerle aralarındaki adaletsizliğin boyutu daha da büyümektedir.  

Değişen koşullarda küresel işgücü içinde kadınlar hizmet sektöründe %61.5, endüstride %13.5, tarımda %25 sıklıkta bulunmakla birlikte; parlamentoda %23 ve yöneticilikte %4 pay ile geri sıralara itilmekte ve sıklıkla da işsiz kalmaktadır. Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı İstihdam Bülteni'nin 2016 verilerine göre 40 bin sigortalı kadın son bir yılda işsiz kalmıştır. 2017 yılında kadın istihdamının daha iyiye gitmeyeceğini öngörmek hiç de zor değildir. Yine Dünya Ekonomik Forumu’nun 2016 yılı toplumsal cinsiyet endeksi raporuna göre Türkiye son on yılda tam 25 sıra gerileyerek dünya ülkeleri arasında 130. sırada yer almıştır.

Geçtiğimiz yıl Türkiye’de kadınların cinsiyete dayalı fırsat eşitsizliği ve yoksulluk kadar önemli bir diğer sorunu da şiddet olmuştur. Dünya Ekonomik Forumu tarafından 2016 yılında  kadınların %42’sinin en az bir kez cinsiyete dayalı şiddete maruz kaldığı rapor edilmiştir.  Bu yıl en az 261 kadın ve kız çocuğu erkekler tarafından öldürülmüştür. Öldürülen kadınların altısının Suriyeli, ikisinin de trans kadın olduğu kayıtlarda yer almıştır. Öldürülen her dört kadından birinin ayrılmak/boşanmak istediği ya da barışma/ birliktelik teklifine “Hayır” dediği için, yakın partneri tarafından öldürüldüğü bilinmektedir. Erkek yargı ise bizi yine şaşırtmamış, haksız tahrik indirimleri ile kadına yönelik şiddeti meşrulaştırmıştır. Farklı seslere tahammülü olmayan bir toplumda, hele bu ses bir kadından çıkıyorsa, erkek şiddeti ona yaşam hakkı tanımamaya devam etmiştir.

Kadınlar uluslararası isyanda!

Dünyanın her yerinde din ve milliyet üzerinden yürütülen ayrıştırıcı siyaset, kadının yaşam tarzına müdahale üzerinden politika üretmektedir. Dünyanın farklı köşelerinden yükselen savaş çığırtkanlığına karşı 'dünya barışı' için en etkin koruyucu mekanizma, kendi haklarını koruyan kadınların sesiyle ve eliyle mümkün olabilecektir.

Bu yıl Arjantin’de 16 yaşındaki bir kız çocuğunun tecavüze uğrayıp işkence görmesinin ardından 13 Ekim 2016’da yüz binlerce kadının “Bir kişi daha eksilmeyeceğiz! (Ni Una Menos)” ve “Hayatı İstiyoruz!” çağrısıyla başlattığı uluslararası grev çağrısı, 40’tan fazla ülkede kadınların sesinde yankılandı. 25 Kasım 2016 Kadına Karşı Şiddetle Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü’nü izleyen günlerde tüm dünyada kadınlar, sokakları da meydanları da terk etmedi. Türkiye’de kadınlar 14 Şubat Sevgililer Günü’nde “Eşitsiz aşka da, eşitsiz hayata da hayır!” dedi.

İşte bu koşullar altında 8 Mart 2017, Uluslararası Kadın Grevi Günü olarak tarihe geçiyor. Türkiye’de de bu çağrı “Kadınlar Birlikte Güçlü” kampanyası ile ses buluyor. Tüm dünya kadınlarıyla birlikte biz de her tür cinsiyetçiliğe, tek adam modeli iktidarlara, erkek şiddetine, savaşlara ve göçe zorlanmaya, üreme ve cinsel sağlık haklarımızın kısıtlanmasına, güvencesiz çalışmaya, ekonomik ayrımcılığa HAYIR diyoruz.

 

Türkiye Psikiyatri Derneği Kadın Ruh Sağlığı Çalışma Birimi